Bayramoğlu Patent | Doküman

UZMAN GÖRÜŞÜ

İyi bir marka ile ilgili temel özellikler ise şunlardır:
•Kolay akılda kalır olması,
•Telaffuzu kolay olması,
•Olumlu mesaj vermesi,
•Ürünle ilgili yönlendirici veya fikir verici olmasıdır.

Buna benzer detaylar, markanın piyasada tutunabilmesi, dahası firma genelinde bir marka anlayışı ve kültürü oluşması için birer başlangıç olarak kabul edilebilir. Ayrıca seçilen markanın kullanılacak ürün veya hizmetler için marka kanunları bakımından tescil edilebilirliği için Marka ya da Patent Vekillerine danışılmalıdır. İlgili marka sadece üretilecek mal veya hizmet için değil, ona yakın ürünler için de araştırılmalıdır.

İhracat açısından bakıldığında, markanın ihraç yapılan ülkede de araştırılması, hem ilgili ülkenin marka kanunları bakımından, hem de isim, logo ya da işaretin tutunabilirliği açısından kapsamlı olarak incelenmesi gerekmektedir. Genellikle ihracat yapılan ülkenin diline uygun isim ve işaretlerin seçilmesi bazı sorunlar oluşturabilmektedir. Çünkü kullanılan isim ya da markanın ihracat yapılan ülkede tescilli olma olasılığı yüksektir.

Ayrıca, marka başvurusu ya da tescilinden sonra, tescile gerek duyulmayan ama markayla benzeşen isim ya da markaların tescilini yaptırmak da önemlidir. "Marka izleme" denilen bu takip sürecinde, tescil ilanlarına çıkan kayıtların marka vekili tarafından izlenmesi, ilanlarda markayla benzeşen herhangi bir marka tescil başvurusuna rastlanıldığında hemen itiraz edip, benzer markanın tescilinin engellenmesi gereklidir.

 

Marka sahibi olarak özellikle tek bir kişi olmak zorunda değildir. Birden çok kişi de olabilmektedir. Marka tescili başvurusunda birden fazla kişi başvurduğunda her bir kişiye ayrı numaralar verilir. Bu numaralar üzerinden işlemler gerçekleşir ve birden fazla kişi de bir markanın tescil sahibi olabilir. Marka tescilleri şahıs adına yapılabilir. Şahısların ticaretle uğraşması zorunlu değildir. TC vatandaşı olan herkes, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikamet eden her tüzel veya gerçek kişi marka tescili için başvuruda bulunabilmektedir. Bu niteliklere sahip kişiler kendisi direkt Türk Patent Enstitüsüne giderek işlem yapabilir. Veya bu kişiler sicile kayıtlı resmi kuruluşlar olan Marka Vekillerine giderek kendileri adına işlemleri gerçekleştirmelerini isteyebilirler. Marka vekilleri bu konuya hakim oldukları için tescil aşamalarının doğru bir şekilde sonuçlanmasını sağlarlar. Sınıfı doğru olarak belirler, işaretlerin ve isimlerin uygunluğunu önceden teyit ederler. Tescil aşamasına gelindiğinde ise karşılaşılabilecek sorular ve zorluklara karşı deneyimli olduklarından dolayı marka sahiplerine hızlı biçimde yardımcı olabilirler. Marka sahiplerinin haklarını koruyabilirler.

Başvurular kişiler adına yapılabildiği gibi firmalar adına da yapılır. İstenen belgeler farklılık gösterir ama sonuç ve işlerliği aynıdır. Marka bir şahıs adı altında veya firma adı altında korumaya alınmış olur.

Türk Patent Enstitüsünde tescillenmemiş bir marka yasal olarak sahibine ait değildir. Bir markanın yasal olarak bir şirkete veya bir şahısa ait olabilmesi için mutlaka tescillenmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde bir marka üzerinde birçok çalışmalar yapılmış ve Pazar sunulmuş olsa da eğer tescilli değilse başka bir şirket aynı veya benzeri bir ismi veya logoyu kullandığında ona karşı hiçbir yasal hak idda edemez. Diğer şirket sizin markanız tescilli olmadığı için kendi markası olarak o markayı tescil ettirebilmektedir. Bu durum gerçek markayı yaratan firmalar için maddi ve manevi büyük kayıplara neden olmaktadır. Bir markanın önce tanıtımını yapıp sonradan tescil ettirmek pek de akıllıca sayılmamaktadır.

Bir markanın tescil edilmiş olması o markanın tam anlamıyla korunduğu manasına gelmez. Günümüzde tüm dünyada ünlü markalar taklit edilmekte dir. Ayrıca bu taklit isimler tescil edilmeye çalışılmaktadır. Her ay Türk Patent Enstitüsünün bültenlerindeki 3000 e yakın ilanın incelenmesiyle aralarda taklit veya benzer markaların tescil öncesi yakalanmasıyla markanın koruması mümkün olabilir.

Marka Ofisleri, marka tescili için başvuran marka sahiplerinin başvurularını mevzuata göre inceler. Araştırma sonucu markanın diğer markalarla benzerliği varsa marka sahiplerine raporlanır. Marka sahipleri de markaları üzerinde gereken değişiklikleri yaparak tekrar inceleme için marka tescil ofislerinden yardım alabilirler. Veya kendiler de Enstitüye başvurabilirler.

Markaların taklitleri pek çok şekilde olabilir. Kelimelere veya isimlere ek yapılarak benzerlik olabilir. Kelimeyi çoğul hale getirerek veya başına veya sonuna çeşitli ekler getirerek çeşitlendirilebilir. Ama ana kelime tescilli ise o zaman marka sahibinin bu isimlere itiraz etme hakkına sahiptir. Ses benzeterek bilinen markaları taklit etmeye çalışmak da taklitçiliktir. Kelimelerin ses benzerliklerinden yararlanılarak ünlü markalara benzetilip tüketiciye çağrıştırma yapılmak istenebilir. Bu da tescilli marka sahiplerin itiraz edebilecekleri bir durumdur. Marka isimleri olarak yazılışları farklı ama anlamları veya okunuşları aynı olan kelimeler kullanılabilir. Veya sayı ile verilen bir marka rakam ile de verilebilir. Bu durumda itiraza açık bir durumdur. Aynı marka isimlerinin farklı ürün ve hizmet grupları için tescil ettirilebilir. Ancak bu durumda ünlü bir markanın ününden veya isminden faydalanma durumudur. Yani çok da iyi niyetli bir yaklaşım değildir.

Marka ofisleri aracılığı ile şirketler kendisine rakip olan şirketleri belirleyerek bu firmaların marka tescil başvurularını takip ettirebilirler. Belirlenen firmaların marka başvuruları başvuruda bulunan firmaya her ay rapor olarak gönderilebilir.
Türk Patent Enstitüsüne her ay 3000 kadar marka tescil başvurusu gelmektedir. Resmi Marka Bülteninde bunlar yayınlanarak itirazlara açılmaktadır. Yayın tarihinden 3 ay içinde 3. Şahıslara itiraz etme hakkı tanınmaktadır. İtirazlar yargı aşamasına gelinmeden önlemlerin alınmasında etkili bir yöntemdir.

Resmi Marka Bültenini inceleyen marka sahipleri veya vekilleri markalarına benzer veya aynı bir başvuru gördüklerinde, bu tespit edilir daha sonra vekilleri tarafında itiraz dilekçesi veya formu hazırlanır. İtiraz dilekçesi şekil ve içerik olarak istenilen şartlarda hazırlanır. Bu da uzman vekiller aracılığıyla yapılır. Yapılan itirazı destekleyen bilgiler, kanıtlar derlenir toplanır. Bu kanıtlar gizli kalan kanıtlar olarak 3. Şahısların bilgilenmesi yasaktır. İtiraz dilekçesi Enstitünün belirlediği harç karşılığında Enstitüye verilir. Ayrıca vekillik ücreti de ödenir.

İtiraz üzerine Enstitü gerekli incelemeyi araştırmayı yaparak söz konusu başvuru için red veya kısmi red kararı verebilir. Kararlar iki taraf da bildirilir. Sonrasında 2 ay içinde itiraz sahibi tekrar Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itirazını yineleyebilir. Bu Kurulun incelemesi sonucunda verdiği karar kesindir. İtiraz sahibi firma veya kişi bu kararı ancak Fikri ve Sinai Mülkiyet hakları Mahkemesi ne başvurarak kararın iptalini isteyebilir.

İtiraz alan başvuru sahibi firmalar veya kişiler ya da vekilleri, red veya kısmi red kararlarında, red kararına neden olan unsurlar değerlendirip redde neden olan hukuki veya genel unsurları düzeltmek için gereken belgelerle birlikte Türk Patent Enstitüsüne itiraz ederler. Bu itiraz sonucu sunulan belgeler ve bilgiler yeterli olmazsa vekil firma bunu müşterisine raporlar ve yeni düzenlemeler yapılabilmesi için çalışmalara başlar.

Marka tescili yapıldıktan sonra eğer takibi yapılmazsa taklitçileri çıkabilmektedir. Marka tecavüze uğrayabilir. Markanın tüm haklarına saldırı olabilmektedir. Bu durumda marka sahiplerinin yapması gerekenleri bilmesi gerekir. Veya uzmanlarla birlikte çalışabilirler. Marka sahipleri bu gibi durumlarda mahkemeye başvuru yaparak çeşitli taleplerde bulunabilirler.

Marka hakkına tecavüz tespit edilmişse bu tecavüzün durdurulması ve maddi manevi zararın karşılanması için marka sahibi firmalar mahkemeye gitmeye hakları vardır. Marka hakkına tecavüzden dolayı bu markanın kullanıldığı ürünlere ve bu ürünleri üretmeye yarayan araçlara mahkeme kararı ile marka sahipleri el koydurabilirler. Ayrıca marka sahibi firmalar veya kişiler el konulan taklit ürünlerle ilgili olarak kendine mülkiyet hakkı verilmesini mahkemeden talep edebilirler. Böyle bir talep karşılığında mülkiyet hakkı verilen ürünlerin değeri tazminattan düşülerek dengelenir. Ayrıca marka hakkına tecavüzü önlemek amacıyla el konulan taklit ürünlerin üzerindeki isim veya logoların silinmesi talep edilebilir veya taklit ürünlerin imhası istenebilir. Ayrıca mahkeme kararının kamuoyuna duyurulması istenir ve uygulanır. Markaya tecavüz için açılan davaların ücretlerini de markaya tecavüz eden yani hakkında dava açılmış taraf ödemekle yükümlüdür.
Ülkemizde markalar Türk Patent Enstitüsü tarafından korunmaktadır. Enstitü marka taklitçilerini aktif olarak takip edemez pasif olarak takip etmektedir. Bu ofis yalnızca markaları tescil eder. Esas olarak taklitçileri takip etme işi marka sahiplerine düşmektedir. Marka sahipleri bulunduğu piyasadaki kendi markasına benzer veya taklitçi firmaları takip edebilmek tedir. Enstitü sadece kendine gelen başvuruları karşılaştırarak benzer isimleri veya logoları tespit ederek tescilini reddedebilir. Enstitü gelen başvuruları 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi baz alarak inceler. Uygun bulunduğu taktirde resmi marka bülteni nde yayınlar. Yayınlanan markalar belli bir süre ilan edilir ve itiraz gelmezse tescili gerçekleştirilir. Tescil yapıldıktan sonra gelen itirazlar olursa ancak dava yolu ile mümkün olabilir. O da kolay bir süreç değildir. Yayınlanan marka bültenlerini marka sahipleri takip etmeli ve kendi markalarının aynı veya benzer isimler gördükleri takdirde itiraz ederlerse o marka daha tescil edilmeden yakalanmış ve tescili engellenmiş olur.

Resmi Marka Bülteni Türk Patent Enstitüsü tarafından her ay yayınlanan bir bültendir. 1000-1500 sayfadan oluşmaktadır. Her ay başvurusu yapılan markalar ilan edilir. Bu bültenler 3 aylık sürelerle askıda kalırlar. Marka sahiplerinin kendi markaları ve şirketlerinin geleceği için bu bültenleri takip etmeleri faydalı olacaktır. Bu işlem zor ve zaman alıcı bir işlemdir. Bu nedenle bu işi yapan aracı firmalar kurulmuştur. Marka tescil ofisleri marka sahipleri adına bu işlemleri takip eden firmalardır. Marka sahipleri isterse bu aracı ofislerle sözleşme yaparak marka takip işlemlerini yaptırabilmektedir. Marka izleme hizmeti her ay Türk Patent Enstitüsünün bültenlerini tescilli markanın aynısının veya benzerinin bu bültenlerde bulunup bulunmadığının tespiti ve bildirilmesi olarak gerçekleşir. Tescilli markanın benzeri veya aynısı bulunursa müşteriye rapor edilir. Bu hizmet sadece takip ve bildirimden oluşur. Marka sahibinin itirazı kendine isteğine bağlıdır. Birden çok markaya sahip firmalar veya kişiler için de takip yapılmaktadır. Türk Patent Enstitüsü kendisine gelen başvuruları kendi uzmanları gözüyle inceler. Markalar arasındaki benzerlikler uzmanların yorumu ile değerlendirilir. Daha sonra resmi marka bülteninde yayınlanarak halka sunulur. Bu işlem kamuoyuna duyurulan markalara itiraz gelmediği takdirde sorun olmadığı düşünülerek tesciller yapılır. Türk Patent Enstitüsünün benzer markaları marka sahiplerine raporlama veya bildirme gibi bir yükümlülüğü ve görevi yoktur.
Online:1 Bugün:30 Dün:21 Toplam:77998